Kayıtlar

mazi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BEYOĞLU GİBİ

Resim
İçimde bir Beyoğlu, Biraz mazi, biraz gerçek... İçimde bir İstanbul, Kocaman bir şiir, bir sürü şarkı gibi... Dolunay Altın Boynuz’a vururken, Yağmur tıklatırken çatıyı, Yıldızlar mırıldanırken düşlerimi... Ne güzel aşka öykünmek, Tenzih ederek tüm geçmişi, Onurlandırarak geleceği... Nerede o bizden olanlar? Nerede beraber gideceğimiz çocuk bahçeleri? Nasıl da tükettik ruhumuzu, Bilmeyenlerle Kaydıraktan ters kaymasını, Merdivenlerde son yudumu kafaya dikmesini... Oyun oynamayı bilmeyen büyüklerle, Ne kadar da çok büyüdük zorla... Aklımda hala, Nevizade’de çiçek satan çocukların hiçliği, Şampiyon’dan gece gelen kokoreçin tadı, Gece yarısı çalan telefonlardan çıkan planlar, Hiç uyutmadan, Hiç susmadan, Hiç bitmeyecek gibi, Bir ders kitabının başında kafa kıyak bir anı, Sayıklıyor country strike taktiklerini Karşıdaki kanepede uyurken Bahçenin sakinlerinden biri... Baskın basanındır yapmışlar yine gecenin delileri... Sonra kuzeyde bir şehirde Uyutmayan çalar saat uçuyor balkondan aşağı...

Gözlüklerin Hikayesi

Resim
Photo Credit - Art- triste İki gözlük karşı karşıya Salondaki masada Gördükleri kursaklarında Göremedikleri unutulmuş şarkılarda... 2 gözlük birbirinden apayrı... Birinin kalmamış çerçevesi Diğeri kuşanmış zırhlarını... Masadalar Ucuz ama derin, Pahallı ama saydam... Ayrı yönlere bakıyorlar... Gözlükler gibiydi hayat Çerçevesinden daha uzağa bakamadığımız... Bir Yeşilçam filmi gibi... Hisarüstü'nden boğaza doğru Söylenmiş eski bir şarkıda saklı "Kız sen İstanbul'un neresindensin?" Şimdi ne İstanbul eski İstanbul Ne eser kaldı o filmlerdeki aşklardan Çalındı boğazın sularında salınan şarkılar... Eski zaman aşıkları Gözlükle gözün hikayesi gibiler... Masada... Salonda... İki gözlük sessizce karşı karşıya Yeni köprüden geçen yok... Bu yeni İstanbul'dan anlayan da... 14.01.2017 - 03. 32 - İstanbul