YOL KENARINDAKİ AYAKKABI
Yol kenarında tek bir ayakkabı… Eski, yırtık, yaralı ve solgun… Baktım ona öylece… Ne gelmişti başına sahibinin? Peki ya özlemez miydi diğer yarısını? Yol kenarında yalnız başına bırakılmış, kim bilir ne badireler atlatmış hüzünlü ve masum bir ayakkabı… Belli ki yol arkadaşını daha yeni kaybetmiş… Bizlerde böyleyiz işte… Adımlar atıyoruz, yollarda yürüyoruz… Kimi zaman yol arkadaşlarımızı kaybediyoruz… Kimi zaman da yapılmış bir diğer yarımız var mıdır diye soruyoruz kendi kendimize… Bizim yolculuklarımızı ancak ölümler bitirebiliyor… Mola yerlerimizi hayat seçiyor… Buna rağmen tüm zorlu yolları, engebeleri, engelleri aşarak yürümeye devam ediyoruz… Yalnızlıklarımız, yorgunluklarımız, yarı yolda bırakılışlarımız bizim yolumuzun değişken süreçleri sadece nasıl olsa bukalemun misali yenileniyor ve renk değiştirmeyi de biliyoruz. Kimselere anlatmıyoruz yürüyüşe ilk başladığımız zamanları… Üstümüzde hayatın yeterince işlemediği o parlak deri varken ne kadar da pahallı olduğumuzdan...