Kayıtlar

dublin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Varsayım

Resim
Photo Credit - enchanting-ce-memory Günler geçiyor, mevsimler değişiyor Kalbine söylediği yalanlar değişiyor kadının Yine de okyanus mavisi gözleri sızıyor bir aralık bulup geceden yüreğine... Buruş buruş olmuş bir yüreğin içinden ruhuna sarılıyor ruhu kadının... Hiç güneş batmıyor Rüzgarlı bir hayalde... Varsay gelmiş Kleopatra ruhlu şehrine... Varsay rakıyı sek içtiğiniz deniz kenarı bir restaurantta sabahlamışsınız... Varsay sevmiş bu tutsak denizi... Varsay içinde gitmek ve dönmek geçen bütün cümlelerin seyyahı olmuş kadın ve adam! Masal bu ya; varsay prens, geri getirmiş ağlayınca gözlerinden inciler saçılan kadının "o deve" vermek zorunda kaldığı gözlerini... Masal bu ya mor dağların ardında iyilerin kazandığı bir ülke varmış gerçekten... Sana bu şiiri zehirli bir şehirden yazıyorum sevgili! İstanbul derler adına... Ömür boyu yalanlarına sürgün eder insanı... Bu şehri matemde sevdiğin her şeyin gizli düşmanı olsan da Yine de seversin arabeskini... Demem o...

İRLANDA MASALI GERÇEK MİDİR?

Resim
Christ Church Cathedral                Benim hikâyemi bilenler bilirler ama bilmeyenler için baştan başlayayım. 30 yaşıma geldiğimde ani bir kararla çocukluğumdan beri içimde taşıdığım hayallerden birine uçmak istedim ve bavulumu elime alıp “Dünyanın en sevimli insanlarının yaşadığı” yer diye bildiğim İrlanda’ya uçtum. Sonrası; 2 yıl sonra, 2015 yılının bir Kasım akşamında, Şener Şen ’in Amerikalı filmi ndeki gibi gelip ülkemin toprağını öptüğümü hayal ederek İstanbul’a geri döndüm. Şimdilerde kiminle tanışsam ya “Neden döndün” diye soruyor ya da “Aa orası benim hep gitmek istediğim yerdi” diyor bana. Sonunda ben de uzun uzun bu yolculuğu yazmaya karar verdim. Buyurun size “İrlanda gerçekten küçük kızıl cinlerin ülkesi midir” sorusunun cevabı…                 Öncelikle belirtmeliyim ki ben çok geç kalmışım. Kendisini değiştirmek, farklılaştırmak isteyen herkes mutla...

Kısa Belgesel - Short Documentary

Resim
İrladanlı yelken sevdalıları hakkında kısa bir belgesel çalışması.

AŞKLARIN EN GÜZELİ OLSAN BİLE

Bir masala düşmek ister ya yürek Kuzey rüzgarlarına kapıldı aniden… Öyle sertmiş ki kuzeyde rüzgar Doğu kaybetmiş gizemini… Gökyüzü göründüğü gibi olmak ister asırlardır Değil! Ne yazık ki gören gözü engel… Bu yağmurlu ve rüzgarlı Dublin sokakları konuşur benle sevgili! Görkemli İstanbul’dan çok konuşur hem de… Daha bir asil, daha bir doğrucu… Ruhumun bir bağı var kuzeyle görünmez Ağaçlar konuşur, yağmurlar konuşur Seninle gittiğim tüm barlar konuşur… Gökyüzü hep böyledir Sanarlar ki her şeyini anlatır, gösterir… Kendisi bile bilmez ki anlatmadıklarını… Bende unuttuğun saatine dokunuyorum günlerdir… Daha gitmiş olmadığını biliyorum… Eşyaların duruyor odamda… Bir de seni düşünerek alınmış olanlar… Her şey bakıyor bana uzaktan… “Yine mi” diyor melekler uzaktan “Yine mi gitmek olacak yolun”… Bilmiyorum… O kadar eşsiz bir ruhum var ki benim Sen görmeden görür Sen düşünmeden düşünür Sevdiği kadar çok hisseder Gitmeye tutkundur...

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

Resim
Bir varmış bir yokmuş Aşk mor dağların ardına saklanmadan önceymiş Önceymiş ironik kelepçelerden Denizden maviler koyarmış kadın sepetine Bir varmış bir yokmuş Şimdi bir bavul bekler soğuk bir evin köşesinde Aşkı İstanbul’a küskün, Sevgiliden arta kalmış boş sigara paketi cebinde Paket ki boş,  atmaktan ötesini yapmayan kalbi gibi… Bir şehir var derler uzakta Sevdalılarını zehirlermiş O zehri içen önce öğrenirmiş Derinden yaşamayı tüm duyguları Sonra da kara sedasında kıvranırmış şehrin… Şehr-i İstanbul derler adına Var hala binlerce sevdalısı… Şimdi bir evde kadın, Sakinlerinin ruhuyla karanlık Dublin’in karanlık ve ıslak sokakları gibi… Yine de sever Dublin şehrini… Sevdalısı olmasa bile… Burada periler yaşar derler, Onları kovalar sarhoş soğuk gecelerde… Derler ki herkes dertliymiş bin yılların Çok dinli, çok dilli şehrinden… Aşıklarını vermiş Müslüman bir hokkabazın eline. Derler ki geceler bitmez olmuş hüzünden...