Kayıtlar

boğaz etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AKROSTİŞİ YOK BU HİKÂYENİN

Resim
Tekerrüründen yorulduğum hayat! Kalbimi veriyorum yalancı rüzgârlarına. Bir esiyor, bir yüz beliriveriyor başucumda ve tüm hayatım flashbacklerle bana geri dönüyor. Bir yüz, Karadeniz kenarında yüreği büyük bir çocuğa döndürüyor beni… Tam kayalıklara özenmeyi bırakmışken yıldızlarına küsmüş dolunaya dönüyor ruhum… Ey sevgili! İrlanda adasında bir Karadeniz rüzgârına düşürdün beni, oturdum cennet kayalıklarıma tam orada bıraktığım deli çocuğa sarılıyorum. Fütursuz, kuralsız, vahşi prenses bekliyor tam orada ve kendine dönmeyi bekliyor sessizce haykırarak. Yine aynı yerdeyim gülerek kavga ediyorum. Boğaz’a gidiyorum adını akrostişle yazamayacağım bir hikâyede ve İstanbul kadar görkemli bir şekilde kayboluyoruz gecenin hiçliğinde. Sana, senlere, bana, benlere gidiyorum aniden… Aynı hikâye bir başka yüzle çocukluğuma sarılıyor. Bir kere daha! Haydi, Tanrım durma yine yap, bakalım daha ne kadar dağılabilir bu çocuk! Çok geceler geçti çocukluğumun son günlerinin ardından ama ben hep o...

BENİ HİÇ OKUMAYACAK BİRİ VAR

            Bu yazı sana;hiç okumayacak olana. Herkesin bir, onu asla okumayacak olanı vardır öyle değil mi? Benimde var. Bir gün herkes beni okusa bile beni hiç okumayacak olan birisi var benimde hayatımda. Aslında o her gün benim yanımda… Her günbitişi yanı başımda uyuyor.Her gece boğazı izliyor gözlerimin içinden. Benimle nefes alıyor. Benimle düşlüyor. İçimde büyüyeceği bir yer bile kalmadı onun.             İstanbul Boğazı’nın büyülü sessizliği içime her dolduğunda gökyüzüne bakıyorum. “Biliyorum” diyorum. “Bir gün beni okumayan hiç kimse kalmayacak”. Sonra aklıma; O, geliyor. “Hayır” diyorum “kalacak”. Hem de bana en yakın olan. Ruhumu en iyi bilen, beni hiç görmeyecek bir daha.             Hayat böyle bir kurgu işte. Yapbozun hiç tamamlanamadığı, yanında ve kalbinde yaşayanlarla ölünen bir dünya bu yaşadığımız.  Kalplerinize s...

YÜZÜN VAR İSMİN YOK

Resim
Geleceksen eğer, koynunda sakladığın mavi bir aşkla gel… Geleceksen eğer, kalmasın sözlerden yeminlerden eser… Rüzgârını sırtına tak, her yanı savur da gel! Yıllardır ben, hep aynı yerdeyim, yüzüm denize, gözlerim gökyüzüne çevrili seni bekliyorum. Hep aynı huzurlu sahil, karşımda balıkçı motorları ve onları izleyen martılar… Ağların arasında Boğaz’ın poyrazını, lodosunu içime çekiyorum. Başka dinlerin notalarıyla, başka dillerin sesleriyle çevrili bir şarkı çalıyor ve ben dans ediyorum. En çok da bu müziği seviyorum. Başkalarının içine çekmeyi asla bilemediği bu müzikle yoğruluyor hayatım… Biliyorum sen buna benden bile çok aşinasın… Sen, asla söylenmemiş bir gerçek kadar sırlı beklerken kendi köşende, ben, hiç tanımadan da seni görebilmiş olmanın yükünü taşıyorum koynumda… Sen hiç gittin mi bir balıkçı kasabasına… Bolca rakıyı hiç değdirdin mi dudaklarına dalgaların kucağında ve sayısız dostla beraber? Sen hiç ufuk noktasına bakarken uyuyakaldın mı sevgili? Biliyorum sırtında ki ...