Kayıtlar

delilik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ÇOCUK RUHLU AŞK

Resim
Hep acelesi var adamın Koşar adım caddelerde Duyguları çok yoğun, Eylemleri pervasız... Usta bir ressam gibi Fırça darbeleriyle renklendiriyor geceyi... Karşıdaki kadına, Yanındaki adama Hikayeler yazdık yine, birlikte... Ah seninle uydurmak! Bir şehri baştan yazmak! Kulaktan kulağa bir oyun aramızda Hiç bitmeyen bir sarhoşluk Çocukça, şımarıkça, hoyratça Kendi yalanımızın içinde Bir kahkaha! Hiç dur demeyen, Hiç uslanmak istemeyen Sürprizleri hiç bitmeyen Bir adam... İçini okuyan bir kadın, Gözleriyle konuşabilen... Ey özgürlük! Seni ne çok özledi bu kadın! Efendisi ülkesi,Gardiyanı kültürü, İşkencecisi ruhu, Doğuda bir yerlerde... Adam bilir, Gözlerini kapamak yeter kadına... Esaret dediğin ne ki! Kadın her gece Masmavi bir okyanusta Olmayan dünyalara Yelken açmakta... Gözü gökyüzüne takılı Bir gün yeniden görecek Görkemli kanatlarını gökyüzünde... Konuşamadıklarını kustuğu bir geceydi yine Depresifler diyarında... Serseriliğe vurdu. Reddediyor yaşlandığını Gidiyor Üstüne ...

AYLA DANS EDENLER

Resim
Kimileri genele göre normal dışı olarak algılanırlar. Kimilerinin hayatı çoğunluğun gözünde uçuk kaçık ve manasızdır. Ama aslında o sıra dışı görünümlü deli ruhlar, en parlak kalabalıkların görünmeyen büyük yalnızlarıdırlar. Hiçbir zaman tek düze bir hayatları olmadığı için çoğu zaman kendileri bile neyi aradıklarını bilemezler. Kendi öyküleri öylesine gizemlidir ki onlar için, başkalarının roman olur sandığı hayatları karşısında daha da derinleşir yalnızlıkları.                 Bizler İstanbul balo salonunun maskeli yüzleriyken huzuru hayal edenleriz. O kelimenin anlamını bile bilmediğini fark etmez çoğumuz. Huzur nedir ki? Kimisine göre onu anlayacak bir sevgili, kimisine göre para, kimisine göre daha sakin bir hayat… Oysaki bu balonun sakinleri sahneden indikleri anda zehirli şehrin görünmez parmaklıklarına dayanırlar ve derler ki “senin salonundan uzakta huzurlu ölemem”… Öyledir de nefessiz kalırlar ba...