Kayıtlar

Güneş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AYLA DANS EDENLER

Resim
Kimileri genele göre normal dışı olarak algılanırlar. Kimilerinin hayatı çoğunluğun gözünde uçuk kaçık ve manasızdır. Ama aslında o sıra dışı görünümlü deli ruhlar, en parlak kalabalıkların görünmeyen büyük yalnızlarıdırlar. Hiçbir zaman tek düze bir hayatları olmadığı için çoğu zaman kendileri bile neyi aradıklarını bilemezler. Kendi öyküleri öylesine gizemlidir ki onlar için, başkalarının roman olur sandığı hayatları karşısında daha da derinleşir yalnızlıkları.                 Bizler İstanbul balo salonunun maskeli yüzleriyken huzuru hayal edenleriz. O kelimenin anlamını bile bilmediğini fark etmez çoğumuz. Huzur nedir ki? Kimisine göre onu anlayacak bir sevgili, kimisine göre para, kimisine göre daha sakin bir hayat… Oysaki bu balonun sakinleri sahneden indikleri anda zehirli şehrin görünmez parmaklıklarına dayanırlar ve derler ki “senin salonundan uzakta huzurlu ölemem”… Öyledir de nefessiz kalırlar ba...

DENİZLE GÜNEŞ SEVİŞİRSE

Resim
            Bazen insanlar önlerinde iki yol görürler. Kimisi buna çifte standart, kimisi çifte kısmet, kimisi ise zorluk der. Bir terazi vardır ve dengesi ayarlanmamıştır. Bu, yolların karşısında duran için hep zorlayıcı bir faktördür. Kimin olduğunu anımsayamadığım bir şarkı vardı eskiden, “ iki yol, iki kent, iki tutku arasında yoruldu rüzgâr, yoruldu, olmadı, son düşü onda kaldı” Hayatım hep böyle geçti işte benim, iki kentte birden yaşadım ve ayrılsam da, içimde hep iki kenti yaşattım. İki adama böldüm kalbimi, neresinden paylaştırdığımı bilemedim. İki tane ideal belirledim, ortalarında bekledim durdusenelerce. Şimdilerde ise, iki sözcüğün anlamı takıldı aklıma; sevmek ve aşk... Çoğu insan aynı sanar bu iki kelimenin yansımasını, oysaki aşk bambaşkadır, sevgi bambaşka.             Âşıksan hep bir yerlere yetişemeyecekmişsin gibi akar hayat. Durmak, nefes alamamak demektir ve yolun sonuna, göremediğin yerlere...