ANLAŞILMAK
Hep anlaşılmayı bekliyorsun, Anlamadan hiçbirini... Senin anlamadığın mı anlayacak seni? Aslında sen çoğunu anlamıyorsun... Anlamıyorsun, Ciddiye aldıkları hayatı... Hayat ciddiye alındıkça En ağır dersleri anlatıp, en az notu veren öğretmenlere benzer, Sen biliyorsun anlatamıyorsun... Denizi ciddiye alırsın sen, Gökyüzünü, Salınan martıları üstünde, Yüzünü okşayan rüzgarı, Karanlıkta dans eden ağaçların fısıltısını, Gece parlayan yıldızları, Söyleyecekleri çok şey var biliyorsun, İnadına eğleniyorlar görüyorsun... Bilge kayalıklara saygılısın en çok, Ne de fazla biliyorlar sessizce... Alavereci dalavereci Tanrı’ya güveniyorsun en çok, Boşuna değil biliyorsun, İnadına kurduğu oyunları... Habil cidden mağdur muydu? Soruyorsun? Kabil cidden kötü müydü diye diretircesine... 9-6 yollarında bir kalabalık etrafında, Düğünde dernekte, Büyük büyük cümlelerde... Küçük cümleleri seviyorsun sen... Kıskançlık onların bildiğine benzemiyor, Aşk benzemiyor, Hırs hiç değil, Para soyut, Görsellik gör...