Kayıtlar

beklemek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AKLIMA GELİŞİNİ SEVEYİM

Resim
              Bir film son buluyor, sen geçiyorsun gönlümün orta yerinden. Bir yıldız kayıyor, fikrimin sorularında acabalı haller dolanıyor. Bir yeni melodi keşfediyor kulaklarım ardından sesin şiir olup akıyor geceme…                 Eski bir masaldık biz. Hiç olmadık, hiç rastlaşamadık. Ayrı ayrı yerlerde aşkı masallardan çaldık. Bir düştük, düşüşlere gebe kaldık. Biz, sihrini kaybetmiş “Dünya” isimli bir yerde ümidin sonsuzluğuyla inanmayı eşeledik.                 Rastladığım ve sevdiğim her şey sensin biliyorum. O yüzden içimde sonsuz şiirlerim var benim. Kilidini kaybettiğim ruhumun, telaşlı koşturmaları, uzakta gördüğüm bir yıldızdan sebeptir sevgili! Yıldız gözlerindir; nereden bakarsa baksın gördüğüm gözlerindir.             ...

HİÇ YAŞANMAMIŞ

Resim
Bir garip kimsesizliğim var benim. Hep bir yarısı eksik gibi dolduramadığım bir yüreğim var. Islak sokaklarda gölgesine rastladığım tanımadığım bir adamın sesi bölüyor uykularımı. Hovarda gecelerin kirli iç seslerinin ağırlığı dolduruyor içimi. Ne yana baksam hep eksik bu hal. Karmaşalar içinde huzuru arayan bir silüet gibiyim. İzleyen gözler varmış da nazarlarında kayboluyormuşçasına bir hayat bu. Gün geçer özlemler biter. Gün geçer arzular dizginlenir. Ama hep takip eder seni o martı; kanadında özgürlüğü taşır, yüreğini çalar gider. Uçmak istersin de uçurmaz seni bu kollar. Gitmek istersin de gidilecek yerin adı yok. Ne aradığını bilmiyorsun. Seni çağıranın ismini heceleyemiyorsun. Çağırıyor biliyorsun en derininden hissediyorsun ama elini nereye uzatsan bilemiyorsun. Gözleri tanıdık. Elleri uzanıyor. Sesi geliyor. Ama görünmüyor. Onu aramıyorsun; arasan bulamazsın biliyorsun. Sadece biliyorsun eksik bırakıyor seni yokluğu, bırakacak da. Seni kimse anlamıyor sana hep öyle geliyo...

SAHNEDE BEKLEMEK

Biraz da beklemektir hayat. Güneşin doğuşunu, kozadan kelebeğin çıkışını, baharın ardından yazın gelişini, sevdiğinin güzel bir cümlesini, onsuzluktan ona varışı beklemektir. Beklemekle geçer ömür. Yaşam devam ettikçe arzular bizi kovalamaya devam eder. İstedikçe bekleriz. Bekledikçe de isteriz. Hayat böylesine basit görünür uzaktan bakınca… Oysaki her beklenti bir öyküyle sevişir geceler boyu. İşte her şey de bu öykülerde saklıdır aslında. Bir kelebeğin kozayı delip çıkışındaki azim bizde de var mıdır? Uzak nedir? Ne kadar daha uzaktır düşümüz bize? Daha ne kadar beklenecektir hiç gelmeyen sevgili? Ne kadar daha peşinden koşulabilir bir düşün? Beklediğimiz iş, düşlediğimiz adam ya da kadın, hep istediğimiz araba, yıllardır beklediğimiz terfi ne kadar daha uzaktır bize? Ya da yakınlar kime göre yakındır? Hayat bu tip beklentilerin ve mesafelerin ardına gizlenen tek kişilik bir oyundur aslında. Herkesin yatağına uzandığında yapayalnız izlediği tek kişilik bir oyunun filmidir hayat...