Kayıtlar

KORKU

Resim
Photo Credit - erdincaltun Geceleri severdi kadın! Kendiyle buluştuğu geceler, Sevgiliye kavuştuğu geceler, Güneşe inat mavi geceler... Bir yanda hüzün Öbür yanda umut vardı... Bir yanda kayıp Öte yanda zafer... Bir yanı hep gece Diğeri gündüz... Sessizleşti sonra deniz, Dolunay yüzüne maskeler takarken Yıldızlara erişecek dalgaları oluşturamadı yeniden... Bir de kutup yıldızının ışığı sönerse Ay denize bir daha hiç düşmezse... Deniz kayalıklara geri dönerse... Dedi, dedi de... Yine Marmara'ya karıştı suları Hiç hissetmezmiş gibi sakince salındı Kleopatra'nın sahtekar eteklerinin dibinde... Bak yine Karadeniz 3. köprünün arkasında kaldı... 22.06.2016 - İstanbul - 01.00

Varsayım

Resim
Photo Credit - enchanting-ce-memory Günler geçiyor, mevsimler değişiyor Kalbine söylediği yalanlar değişiyor kadının Yine de okyanus mavisi gözleri sızıyor bir aralık bulup geceden yüreğine... Buruş buruş olmuş bir yüreğin içinden ruhuna sarılıyor ruhu kadının... Hiç güneş batmıyor Rüzgarlı bir hayalde... Varsay gelmiş Kleopatra ruhlu şehrine... Varsay rakıyı sek içtiğiniz deniz kenarı bir restaurantta sabahlamışsınız... Varsay sevmiş bu tutsak denizi... Varsay içinde gitmek ve dönmek geçen bütün cümlelerin seyyahı olmuş kadın ve adam! Masal bu ya; varsay prens, geri getirmiş ağlayınca gözlerinden inciler saçılan kadının "o deve" vermek zorunda kaldığı gözlerini... Masal bu ya mor dağların ardında iyilerin kazandığı bir ülke varmış gerçekten... Sana bu şiiri zehirli bir şehirden yazıyorum sevgili! İstanbul derler adına... Ömür boyu yalanlarına sürgün eder insanı... Bu şehri matemde sevdiğin her şeyin gizli düşmanı olsan da Yine de seversin arabeskini... Demem o...

Gözlüklerin Hikayesi

Resim
Photo Credit - Art- triste İki gözlük karşı karşıya Salondaki masada Gördükleri kursaklarında Göremedikleri unutulmuş şarkılarda... 2 gözlük birbirinden apayrı... Birinin kalmamış çerçevesi Diğeri kuşanmış zırhlarını... Masadalar Ucuz ama derin, Pahallı ama saydam... Ayrı yönlere bakıyorlar... Gözlükler gibiydi hayat Çerçevesinden daha uzağa bakamadığımız... Bir Yeşilçam filmi gibi... Hisarüstü'nden boğaza doğru Söylenmiş eski bir şarkıda saklı "Kız sen İstanbul'un neresindensin?" Şimdi ne İstanbul eski İstanbul Ne eser kaldı o filmlerdeki aşklardan Çalındı boğazın sularında salınan şarkılar... Eski zaman aşıkları Gözlükle gözün hikayesi gibiler... Masada... Salonda... İki gözlük sessizce karşı karşıya Yeni köprüden geçen yok... Bu yeni İstanbul'dan anlayan da... 14.01.2017 - 03. 32 - İstanbul

Bir Avuç

Resim
Photo Credit scheinbar Hatırladı kadın 8.75 ile çarptığı saatleri... Bir avuç para, Çıkartmaya izin vermedi zarfından onuru... Herşey bir avuçtu son yıllarda... Aşk bir avuç, Mutluluk bir avuç, Hayal bir avuç... Umut bile bir avuç... Yetinmeyi bilirdi elbet Yetinmeyi bildi... Sadakatsiz bir sevgiyle, Sonuçsuz bir umutla, Anlamsız bir uğraşla... Yetindi hep... Hangi göbek bağı yapmıştı bu siktiğimin düğümünü? Ne bağlamıştı seni cehenneme? Bak orada bir ülke var, Orta Doğu denilen bir yerin dibinde... Bak saygı yok olmuş, Kavga adetten, Küfür edersen terbiyesiz Etmezsen enayisin bak!... Orada benim köyüm bilenler bilirler... Üstünde yalan yazan taşları takip et, Ezan sesini dinle, Bir iki tekbir çek, Va-ra-cak-sın Hades'in yeraltı cehennemine... Hepimiz buradayız, Bir avucuz, Bir avuca bile düşmanız, Gel seni de bekleriz... 23.11.2016 - 23.41 İstanbul

GİZEM

Resim
Kadın gitmelere tutsak, Adam kadınlara... Bazıları farklıydı, Anlatılmamış, paylaşılmamış bir hikayede, Yalanın reddinde gibi görünürken, zina modunda yalanın en deriniyle... Dünya koca bir yanılgıyken Bir doğrucu dans kaçırdılar sadece, "Asla" dedi adam... Yine de gitti kadın... Kürkçü dükkanı yoktu ticaret anlaşmasında Yine, yeniden, aynı yerde zaman döndüğünde, Anladılar; Bazen imza, Sonsuzluğu bilinmeden atılandır... O kadın, O erkek, Bir düş Varlar mı hala bilmesek de... Kim demiş her aşk unutulur diye? Aşklar da unutulmazdır, anılar kadar... Yüreğinde bir başka adam kadının, Gözünde başka aşklar adamın, En az İstanbul kadar karanlık bu vals yine! İki ruhu da götüren yok bir mucizeye... Neredeyse unutuldu masallar Haydi gidelim sokaklarda tekbir sesleri duyulmadan... 6 Ekim 2016 -00:47 - İstanbul Photo Credit - Deviantart - KayleighOC

Zaman

Resim
                                                  Photo Credit - deviantart - natdatnl Şimdi hiçliğinde var olduğum zaman... geçmiş diyorlar.... Geçmemiş olabilir mi? bilmediğim zaman... Dünyayı maviye boyayasım var Maviyi de yağmurla ıslanmış yeşile... Ardından doğan güneş saçların olsun sevgili! Sana elveda demiş olan ruhum için, binbir yağmur yetmezken ben yine maviye düşmenin derdindeyim sevgili... Seni ben yapıp, beni senden çalan tüm bizlerle dans eden ruh henüz çalmadı yıldızlardan aşkın dansını... ve hep dediğim gibi; yine gece... yine bir ben varım... bir de yıldızlar bir de boynu bükük olduğu halde salınan bulutlar... yine gece... yine sen yoksun.. en garibi de sana rağmen gökyüzünde dans eden kırmızı bulutlar... Yine gece oldu ve sabah öykündü yıldızlara... O yüzden geldi seni benden çalma vakti güneşin... 11.10.2013 / Dublin / 01.19

ŞİİRLERİN BÜYÜSÜNDE YAŞAM VE MEMLEKET SEVDASI

Resim
Yaşamanın diğer adıdır yazmak derim hep… Belki de bu yüzden uzun soluklu yazıları özler oldu kalemim. Hayat, iniş ve çıkışlarla dolu uzun bir yoldur ya bazen takılı kalırsın işte, bayır aşağı hiç bitmeyen ve süssüz bir yola. Ağaçları özlersin önce… Arabalara rastlamak istersin sonra… Güneş batsın köpek sesleri gelsin korkayım bile istersin. Güneş hep tepende, yolun sonu hiç görünmez ve dümdüz ovalar hiç değişmez ise yolda uyuya kalma ihtimalin de günden güne fazlalaşır. Yaşamın beslemediği hiçbir şey güzel değil ne kelimeler ne de hayat… İnsanların hikâyeleri olmadan varlığını sürdürmek kendine dönmek demektir ki kendinle baş başa geçirdiğin anların hepsi fotosentez yapmakla eştir. İçinde ki karbondioksitle mücadele edersin ve gökyüzüne onu oksijen olarak verirsin. Oysa karbondioksitten de biraz almalıdır insan. Uzun lafın kısası aldanmalı, yanılmalı, düşünmeli, sevmeli, sıkılmalı, kalabalık yalnızlıklarda hikâyeler yaratmalıdır. Yaşamalıdır yani. Çok sevdiğim şairin çok sevdiğim d...