UNUTULMAK İÇİN Mİ GELMİŞTİN?
Bir zamanlar, bir yerlerde bir şarkı dinlemişti kadın. Yüzünü güldürecek, içine neşe katacak bir şarkı. Birkaç gün dinleyip kaybediverdi şarkıyı. Şimdi her şarkı biraz eksik, özlenen şarkının sözleri gelmiyor aklına bir türlü… Gelse bulacak, satın alacak, indirecek bir şekilde katacak hayatına ama yok, o sözler geçmişin hatırası olup kayboldular işte… Ne zaman söylenenler, melodisini bir türlü hatırlayamadığın güzel bir müziğe dönüşse o zaman belirir o cümle içinde “mutsuz muydum sanki ben kendimle? Neden getirdin ki bana özlenecek bir şeyler?” Her şey birbirine benziyor… Herkes aynı kurala tapıyor… Her şarkı eskiyor… Her şiir bir başka diyara ait… Varolmayan dünyayı hatırlatıyor sebepsiz mutluluklar… Boğazdan yol alıyor gemi Karadeniz’e doğru her gün bakıyorsun bir türlü gidemiyorsun… “Rüzgâr!” diye sesleniyorsun… “Nerdesin Rüzgâr? Uzun zamandır gelmedin, bilmediğim kokulardan getirmedin, muson yağmurları gibi yıkamadın içimi, denizi kudurtup dalgalandırmadın”… Dolunay gülümseyip...