Kayıtlar

ŞİİRLERİN BÜYÜSÜNDE YAŞAM VE MEMLEKET SEVDASI

Resim
Yaşamanın diğer adıdır yazmak derim hep… Belki de bu yüzden uzun soluklu yazıları özler oldu kalemim. Hayat, iniş ve çıkışlarla dolu uzun bir yoldur ya bazen takılı kalırsın işte, bayır aşağı hiç bitmeyen ve süssüz bir yola. Ağaçları özlersin önce… Arabalara rastlamak istersin sonra… Güneş batsın köpek sesleri gelsin korkayım bile istersin. Güneş hep tepende, yolun sonu hiç görünmez ve dümdüz ovalar hiç değişmez ise yolda uyuya kalma ihtimalin de günden güne fazlalaşır. Yaşamın beslemediği hiçbir şey güzel değil ne kelimeler ne de hayat… İnsanların hikâyeleri olmadan varlığını sürdürmek kendine dönmek demektir ki kendinle baş başa geçirdiğin anların hepsi fotosentez yapmakla eştir. İçinde ki karbondioksitle mücadele edersin ve gökyüzüne onu oksijen olarak verirsin. Oysa karbondioksitten de biraz almalıdır insan. Uzun lafın kısası aldanmalı, yanılmalı, düşünmeli, sevmeli, sıkılmalı, kalabalık yalnızlıklarda hikâyeler yaratmalıdır. Yaşamalıdır yani. Çok sevdiğim şairin çok sevdiğim d...

BİZ ÖLDÜRÜLDÜK

Resim
Bir varmış bir yokmuş, dünya denilen bir gezegende Orta Doğu diye anılan bir coğrafyanın Avrupa’yla kesiştiği noktasında Türkiye denilen bir ülke varmış. Tarihin sayfalarına, cesareti ve azmiyle, bir parça ekmeğe hasretken, ayağındaki tek çarığı eksikken verdiği kurtuluş mücadelesiyle geçmiş bir halk yaşarmış bu ülkede. Zaman değişirken, eski silahların yerini yeniler alırken, bükülen belini doğrultmaya çalışırken zalim bir büyücüye esir olmuş bu topraklar… Uyku tozu serpmiş büyücü vatanın her karış toprağına. Uyumuşlar, uyutulmuşlar, değişmişler, dönüştürülmüşler… Gün gelip bu toprakları kurtarmak için onlara yol gösteren, liderlik eden Ata’larına dahi düşman kesilmişler. Koca bir ülke uyurken, Toza bağışıklık gösteren haklı bir çoğunluk çığırtkanlıkla suçlanırken, Cennet vatanın tüm varlıkları yabancı sermayeye satılıp, yeşile dair, doğaya dair her şey katledilmiş… Çağın dışında yobaz bir din anlayışı ile sapkınlık harmanlanmış. Öyle ki çocuğa, hayvana tecavüz, ...

İRLANDA MASALI GERÇEK MİDİR?

Resim
Christ Church Cathedral                Benim hikâyemi bilenler bilirler ama bilmeyenler için baştan başlayayım. 30 yaşıma geldiğimde ani bir kararla çocukluğumdan beri içimde taşıdığım hayallerden birine uçmak istedim ve bavulumu elime alıp “Dünyanın en sevimli insanlarının yaşadığı” yer diye bildiğim İrlanda’ya uçtum. Sonrası; 2 yıl sonra, 2015 yılının bir Kasım akşamında, Şener Şen ’in Amerikalı filmi ndeki gibi gelip ülkemin toprağını öptüğümü hayal ederek İstanbul’a geri döndüm. Şimdilerde kiminle tanışsam ya “Neden döndün” diye soruyor ya da “Aa orası benim hep gitmek istediğim yerdi” diyor bana. Sonunda ben de uzun uzun bu yolculuğu yazmaya karar verdim. Buyurun size “İrlanda gerçekten küçük kızıl cinlerin ülkesi midir” sorusunun cevabı…                 Öncelikle belirtmeliyim ki ben çok geç kalmışım. Kendisini değiştirmek, farklılaştırmak isteyen herkes mutla...

2011 Yılı Cezmi Ersöz Röportajı

Resim

SAKLI YÜZÜM - Video

Resim

Kısa Belgesel - Short Documentary

Resim
İrladanlı yelken sevdalıları hakkında kısa bir belgesel çalışması.

RUH EŞİME MEKTUPLAR 1

Resim
               Her ne kadar aralara serpmiş olsam da lacivert gözlerini, aslında hiç yazmadım senin hakkında sevgili! Hiç bahsetmedim Dublin’in her sokağının bir anlamı vardır benim için. Yağmurun, soğuğun, sarhoşluğun bir anlamı vardır benim için. Biraz Büyük Britanyalı, çok fazlaca İrlandalı olan ruhunun İtalya’da aldığı gösterişe vurulmuştum ben aslında. Seni ilk gördüğümde dünyanın durduğunu senden başka çok az kişi bilir aslında. Hatırlarım ilk kez gördüğüm anı seni; kalabalık bir gurubun arasında o kendine has yürüyüşünle ve geceyi aydınlatan gülüşünle… Bana ilk “Merhaba” dediğin anı hatırlarım. Elimi sıktığında ellerinden bütün vücuduna bir ürperti yayıldığını ve asla başına gelmemiş olan bu şeyden korktuğunu itiraf etmiştin bana sonralarda… Ruh eşleri birbirlerini görür görmez tanırlarmış ya tanımıştık bizde işte. Barın kapandığını ve bizim hala konuştuğumuzu hatırlıyorum. Arkadaşın demişti bana “Biliyor musun bu adam bütün dünyanın peş...