Kayıtlar

AŞKSIZ

Resim
Rönesans zamanı hep söylediğim, unuttum sandığımda Neverland’da bulduğum bir melodi gibiydin aşk… İstanbul sokaklarında gezerken Paris’te Sein nehrinin kenarında okunmuş bir şiir gibiydin… Geceleri sihirli değneğiyle büyüleyen bir büyücü gibi, gündüzlere ışıktan elbiseler giydiren bir modacı gibi, kalbi simya ile altına çeviren bir simyacı gibiydin… Seni nerede kaybettiysem, orada kendimi arıyorum şimdilerde… Eski bir şiirde, melodisi güçlü bir şarkıda, başka bir dilde, rüya diyarlarında kendimden bir parça arıyorum. İnsanlara hayali elbiseler giydiriyorum. Bir çocuk “Kral Çıplak” diye bağırana kadar mutlu olacağım bir dünya yarattım kendime. Kırmızı ojeler sürdüm aşka gidemeyen ayaklarıma isyan edercesine. Seni bulup da kaybetmemi sağlayan her sokak taşına bir şiir bırakıp kayboldum sandım, arkama işaret bıraktığımı bile bile. Ağlamadım, susamadım, kayalıklara öykündüm denize inat.   Güne küstüm, yazıya küstüm, güçsüzlüğüme küstüm de inadına gülümsedim. Gökyüzüne b...

DENİZLE GÜNEŞ SEVİŞİRSE

Resim
            Bazen insanlar önlerinde iki yol görürler. Kimisi buna çifte standart, kimisi çifte kısmet, kimisi ise zorluk der. Bir terazi vardır ve dengesi ayarlanmamıştır. Bu, yolların karşısında duran için hep zorlayıcı bir faktördür. Kimin olduğunu anımsayamadığım bir şarkı vardı eskiden, “ iki yol, iki kent, iki tutku arasında yoruldu rüzgâr, yoruldu, olmadı, son düşü onda kaldı” Hayatım hep böyle geçti işte benim, iki kentte birden yaşadım ve ayrılsam da, içimde hep iki kenti yaşattım. İki adama böldüm kalbimi, neresinden paylaştırdığımı bilemedim. İki tane ideal belirledim, ortalarında bekledim durdusenelerce. Şimdilerde ise, iki sözcüğün anlamı takıldı aklıma; sevmek ve aşk... Çoğu insan aynı sanar bu iki kelimenin yansımasını, oysaki aşk bambaşkadır, sevgi bambaşka.             Âşıksan hep bir yerlere yetişemeyecekmişsin gibi akar hayat. Durmak, nefes alamamak demektir ve yolun sonuna, göremediğin yerlere...

BENİ HİÇ OKUMAYACAK BİRİ VAR

            Bu yazı sana;hiç okumayacak olana. Herkesin bir, onu asla okumayacak olanı vardır öyle değil mi? Benimde var. Bir gün herkes beni okusa bile beni hiç okumayacak olan birisi var benimde hayatımda. Aslında o her gün benim yanımda… Her günbitişi yanı başımda uyuyor.Her gece boğazı izliyor gözlerimin içinden. Benimle nefes alıyor. Benimle düşlüyor. İçimde büyüyeceği bir yer bile kalmadı onun.             İstanbul Boğazı’nın büyülü sessizliği içime her dolduğunda gökyüzüne bakıyorum. “Biliyorum” diyorum. “Bir gün beni okumayan hiç kimse kalmayacak”. Sonra aklıma; O, geliyor. “Hayır” diyorum “kalacak”. Hem de bana en yakın olan. Ruhumu en iyi bilen, beni hiç görmeyecek bir daha.             Hayat böyle bir kurgu işte. Yapbozun hiç tamamlanamadığı, yanında ve kalbinde yaşayanlarla ölünen bir dünya bu yaşadığımız.  Kalplerinize s...

AKLIMA GELİŞİNİ SEVEYİM

Resim
              Bir film son buluyor, sen geçiyorsun gönlümün orta yerinden. Bir yıldız kayıyor, fikrimin sorularında acabalı haller dolanıyor. Bir yeni melodi keşfediyor kulaklarım ardından sesin şiir olup akıyor geceme…                 Eski bir masaldık biz. Hiç olmadık, hiç rastlaşamadık. Ayrı ayrı yerlerde aşkı masallardan çaldık. Bir düştük, düşüşlere gebe kaldık. Biz, sihrini kaybetmiş “Dünya” isimli bir yerde ümidin sonsuzluğuyla inanmayı eşeledik.                 Rastladığım ve sevdiğim her şey sensin biliyorum. O yüzden içimde sonsuz şiirlerim var benim. Kilidini kaybettiğim ruhumun, telaşlı koşturmaları, uzakta gördüğüm bir yıldızdan sebeptir sevgili! Yıldız gözlerindir; nereden bakarsa baksın gördüğüm gözlerindir.             ...

KARMA

Resim
             İnsanlar olsun;  Bir çiçek bahçesi gibi bin bir çeşit… İnsanlar olsun dini başka, dili başka, cinsiyeti başka… Denize dökülen bir nehir gibi aksınlar dünyama… Hikâyeler bıraksınlar heybeme… Masallar anlatsınlar kendi dünyalarından... Sadece lale değil, sadece nergis değil nilüferler de olsun bahçemizde.  Su da yaşayanlar, suyu göstersinler, toprağın çiçekleri toprağı… Soğuk ülkelerden gelenler, senede bir gün açanlar… Hepsi gelsinler doldursunlar bahçemi.             İnsan isterim; farklı ve farkıyla özgür. İnsan isterim; hiç tanımadığı denizlerde yüzebilen… İnsan isterim; Zümrüd-ü Anka kuşlarına inanabilen. İnsan isterim susuz topraklarda çiçekler açtırabilen. İnsan isterim gökkuşağının renkleri gibi.             “Gel ne olursan ol gel” sadece unutma; Güneşsen parlamayı bilmeli...

RUHUMDAN RUHUNA

Resim
Seni ararken kayboldum ben sevgili! Kulağıma gelen sesini takip edip de bulamadım seni… Gözlerin hala dalıyor uzaklara biliyorum. Çünkü o denize bakan gözleri görüyorum. Denizin seni çağırdığı yerde yürüyorum, belki yolun yolumla kesişir diye. Poseidon’dan bir işaret dileniyorum, dalgalar coşar da şiirimi sana ulaştırır diye. Ben aşkı her gün yüreğimde taşıyıp sana uzanamadıkça kaybediyorum.                 Biliyorum kalabalıklar içinde yapayalnızsın. Biliyorum ne kadar konuşsan havada kalıyor diye susuyorsun. Ne kadar dinlesen cezbetmiyor diye umursamıyorsun. Bildiğin tüm hikayeleri denize anlatıyorsun. Öfkeli ruhunu satıyorsun biliyorum. Kirli insanlarla kanatıyorsun yaralarını. Karanlık sokaklarda boşaltıyorsun kinini ve gülen yüzünün ardına saklıyorsun kibrini. Seni sevmesinler diye bütün çaban. Sevip de hep beklediğin eşinden ayırmasınlar diye.          ...

RUH HATIRLADIĞINDA

Resim
Bundan belki yüzyıllar önce belki bin yıllar önce dünyanın sonunu gören yalnız bir adamken, bundan bilemediğim kadar öncelerde Fransa’da ruh eşini bulmuş bir âşıkken, tamamlayamadığım görevimi bitirmeye geldim bu dünyaya… Belki de cezalandırıldım bu ülkede doğarak… Çünkü biliyorum bir zamanlar bir başka ülkeyi ölesiye sevmişim ve damarlarımdaki kan o topraklar için akmış… Bundan çok başka bir zamanda Müslümanlar gözlerimi oymuşlar kurak çöllerde ve Müslüman doğmak uymamış hiç doğama… Parayı görmüşüm kimsenin görmediği kadar, iktidarı görmüşüm şimdiki tüm ülke liderlerinden daha fazla… Kehaneti görmüşüm… Sihri görmüşüm… Masallardaki kadar büyülü olan gerçek aşkla tanışmışım… İnsanlar gördüklerim yüzünden beni cezalandırmışlar. O yüzden kapamışım 3. Gözümü… O yüzden hastalıklı gözlerim;  hassas, korkak… Ve ruhum... Ah benim ruhum, öfkeli ruhum…                 Kimimiz şimdi cennetinde, kimimizse cehennemi...